Yazılı Metinler

Paylaş

Dünyayı Tekrar Keşfetmeye Gerek Yok

Çok Değerli Toprağın Tadı Dergisi Okuyucuları ve Kıymetli Üreticilerimiz,
Bugün burada, tarımsal üretimin zorunluluğundan, bu konuda ülkemizdeki ve dünyadaki gelişmelerden bahsetmek istiyorum.

Gelişmiş ülkeler bugün kendi tüketimlerini, yine kendi üretimleriyle karşılayacak bir planlama benimsemekte ve bu stratejiyle hareket etmektedirler.

Dünyayı tekrar keşfetmeye gerek yok. Bu nedenle biz de keşfedilmiş dünyanın kurallarına uygun hareket etmek zorundayız.

Bugün ülkemizde her türlü tarımsal ürünü üretebilecek güce ve kabiliyete sahibiz. Ancak üretimde bir problemi olmayan ülkemizin en önemli dezavantajı, dünya devletleriyle yarışta arka planda kalmasıdır. Ülkeler arasındaki bu farklılık ise, ABD ile AB gibi gelişmiş ülkelerin tarımdaki üretim tekniklerini bize göre daha avantajlı olarak üreticilerine kullandırıyor olmasından kaynaklanmaktadır.

Sevgili okuyucularımız,
Bu farklılığa bir örnek vermek gerekirse;
Bugün ABD'li çiftçiler 80 ykr'a mazot kullanırken, bizim çiftçilerimiz 2.60 YTL'nin üzerinde mazot kullanmaktadır. Yani, bizim çiftçimiz ABD'li bir çiftçiden 3 kat daha fazla bedel ödeyerek akaryakıt kullanmakta ve üretim yapmaktadır.

Bu fiyat farklılığı gübrede de yarı yarıyadır. Yani, üretim girdilerinin temelini oluşturan akaryakıt ve gübrede fiyatlarımızın pahalı olması, ister istemez maliyetlere de yansımaktadır.

Tüm bunlara ilave olarak, o ülkelerde stabil olan KDV'nin 4'te biri veya 5'te biri oranında tarım ürünlerinden KDV tahsil ediliyor. Örneğin, Macaristan'da standart KDV oranı % 25 iken, tarımsal girdilerdeki KDV oranı % 5, Fransa'da da % 19.6'ya % 5.5'tir.

Ülkemizde ise tarımsal girdilerde de standart KDV oranı olan % 18 uygulanmaktadır. Tüm bunlara rağmen üretim noktasında onlarla başa baş gittiğimizi açıkça söylemek isterim. Bu da Türk çiftçisinin çalışkanlığının ve becerisinin bir neticesidir.

Çok değerli üreticilerimiz,
Sonuç olarak, her ülke kendi tarım ürününü yetiştirmek zorundadır. Bakın, dün Türk üreticisinin buğdayı pahalı ürettiğini ifade edenler, bugün gelişmiş ülkelerindeki hububat fiyatlarında ortaya çıkan fiyat artışları karşısında ne söyleyecekler bilemiyorum. Bu durumu da sizlerin takdirine bırakıyorum. Bu kısır çekişmeler ve bu mesnetsiz iddialar sonucunda, üretime engel olmak için birçok politikalar üretilmiştir.

Ancak, geçtiğimiz 1 yıl içerisinde hububat fiyatları dünyada çok fazla arttı. Bununla da kalmadı, birçok ülke buğday ihracatını yasakladı. Tüm bunlar bize gösteriyor ki, bu ürünlerin üretiminde bir zorunluluk var. Yani, üretmek zorundasınız, üretmek zorundayız'

Kıymetli okuyucularımız,
Dünya artık sadece gıdada değil, enerjide de tarımı kullanmak durumundadır. Nitekim, son günlerde bitkisel üretimin enerjiye kaydırılması ve biomas kökenli ürünlerin enerjide kullanılması giderek artış göstermektedir. Dünyayı koruma, çevre ile ilgili kaygıları izale etme ve yer küredeki, atmosferdeki karbondioksit dengelerini doğru koruma ve kullanma adına yenilenebilir enerjileri dünya üretmeye başladı.

Tüm yatırım ve çalışmalarını dünyadaki gelişmeler doğrultusunda gerçekleştiren Konya Şeker de, pancardan etanol üretmeye başladı.

Dün, ABD Brezilya'nın çok gerisinde iken bugün 20 milyar litreye varan etanol üretimiyle Brezilya'nın önüne bulunuyor. Çin 100'e yakın tesisi devreye sokmaya çalışırken, Hindistan ise etanol üretimi konusunda atağa geçmiştir.

Biz de ülke olarak, Konya Şeker olarak dünyadaki bu enerji tarımındaki gelişmelere yabancı kalamazdık ve kalmadıkta. Türk çiftçileri olarak bio etanol üretimiyle enerji tarımına katıldık.

Ancak, bu konuda diğer ülkelere oranla muafiyet noktasında bazı sıkıntılar yaşadığımızı belirtmekte yarar görüyorum. Dünya ülkelerinin pek çoğunda % 10 olarak getirilen zorunlu muafiyetin % 20'li rakamlara çekilmesi gündeme gelirken, bizim ülkemizde ise bugün itibariyle % 2 oranında muafiyet öngörülmüştür.

İnşallah, bizim ülkemizde de muafiyet oranı % 5'lere çekilir ve enerji tarımına yeni ürünleri katarak hem tarımsal üretimin önündeki tıkanmanın önünü açarız, hem de cari açıktaki ithalatı azaltırız.

Bu arada da, enerji ve petroldeki dışa bağımlılığımız en azından ürettiğimiz kadar daha az olur.

Sevgili okuyucularımız,
Bugün dünya ile entegre olmak, dünya ile paralellik arz etmek ve dünya ile yarışmak, ülke insanı olarak bizlerin başlıca görevleri arasında olmak zorundadır. Yoksa, ürettiğimiz ürünleri pazarlamada büyük sıkıntılar çeker, dünyanın tarıma büyük önem verdiği günümüzde geleceğimizi tehlikeye atabiliriz.

Kimsenin kuşkusu olmasın. Türk çiftçisine sağlanan katkılar dünyadaki emsalleriyle birlikte olması halinde, Türk çiftçisi tıpkı Konya Şeker örneğinde olduğu gibi büyük projeleri başarabilecek yetenek ve enerjiye sahiptir.

Sözlerime, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ün yıllar önce söylediği 'Milli Ekonominin Temeli Ziraattir' sözleriyle son verirken, büyük önderin bu sözünde ülkenin kalkınmasının ancak tarımla mümkün olacağına işaret ettiğini görür ve bu sözün bugünkü hayatımızda daha bir önem kazandığını anlarız.

Saygılarımla...